Yabancı Diller

Hepimiz, birbirimizle iletişim kurma ihtiyacımızı karşılamak için ya anadilimizi kullanırız ya da başka bir dil öğreniriz. Tarihin başlangıcından itibaren, lisan, bireyler ve gruplar arasında bir engel oluşturmuştur. Kabileler arası sınırlar, ticaret, politika ve ortak bir lisan ihtiyacı – bütün bunlar lisan öğrenme girişimini yaratmış ve bazen bu nedenle etkili lisan programları ile sonuçlanmıştır.

Geçtiğimiz yüzyıl, lisan öğrenme – öğretme tarihinde özellikle de ELT’de ( İngiliz dilini öğretme ) hala bugün bile eğitimimizi etkileyen önemli gelişmeler olmuştur. Aşağıdaki paragraflar bizi kısa bir tarihsel yolculuğa götürecek.

History of Language Teaching

1880: Grammar/Translatio
1930: Audio-Lingual/Structural/Situational
1960: Cognitive Code
1970: Communicative
1985: Lexical and Learner Independence
1990 -

19. yüzyılda, Avrupa Emperializmin zirvesindeyken yabancı dil öğrenmek popüler olmaya başlamıştı ve bunlar klasik diller olan Yunanca ve Latincenin yanı sıra çalıştırılıp öğretiliyordu. Klasik dil öğretimi yaklaşımının tersine, dilbilgisi odaklı lisan öğretiminin yanısıra sözcük bilgisi listeleri deneme yazısı yazmak, metinleri tercüme etmek vs. için ezberletilirdi. Seyahat imkanları gelişince daha fazla insanın İngilizce veya diğer Avrupa dillerini sadece akademik çalışmalar olarak değil iletişim kurma amacı ile öğrenmesi gerekiyordu. Bunun üzerine Dilbilgisi –Tercüme metodu eleştirilmeye başlandı. Bu metod halen lisan öğretiminde çeşitli yaklaşımlarda kullanılmaya devam ediyor.

1930 larda, Dilbilgisi-Tercüme Ekulundan devralınan Doğrudan Doğruya Metodu Amerika’da İşitsel ve İngiltere’de Yapısal-Durumsal Metodları olarak gelişmişti.  Bu metodlar, anadilinden tamamen kaçınıp hedeflenen dili önemli kılmışlar, özellikle de günlük konuşmaya yoğunlaşarak edebi yanından ziyade sözlü lisanı vurgulamışlardır.  Bu dönemde birçok yabancı dil kursları oluşmuştur. Berlitz gibi okullar bu metodu halen geniş çapta kullanmaktadırlar. Yapısal örnekler ile yerine koyma alıştırmaları yoluyla modeller vurgulanır. Bu metod öğrenciyi doldurulabilir boş bir kap olarak görmekteydi ve zamanın davranışçı psikoloji okullarını temel almaktaydı.

Altmışlarda psikolojide ve dilbilimindeki gelişmelerin dil öğretimi üzerinde büyük bir etkisi oldu fakat belirli bir kullanım metodu olarak sonuçlanmadı. Tabi ki Bilişsel Kurallara bir de Chomsky’nin araştırmalarına işaret etmekteyim. Her ne kadar sınıf içersinde anında bir etki göstermediyse de öğretmenleri yapısalcılığın sıkışık kalıplardan kurtarmış oldu. Böylece öğretmenler doğal lisan kazanımı ilkelerini göz önünde bulundurmaya başladılar ve öğrencinin öğretmen rehberliğinde olaylardan çıkarım yapma önemini vurgulamışlardır.

Bin dokuz yüz yetmişlerde lisan öğrenmenin yeni akım taşkınlığı sona erdi ve İletişim Yaklaşımına yol açtı ki bu bir metod olmaktan ziyade sınıf ortamında kolektif bir değişimdi. Yetmişlerde ayrıca Avrupa Birliğinin artan lisan ihtiyaçları tarafından harekete geçirilen işlevsel lisan programları ortaya çıkmıştır. Seksenlerde, lisanın kendisine o ana kadar yapılan vurgunun yerine öğretim ve öğrenim sürecine odaklanmasıyla, kaliteli lisan öğretiminde gerçek bir ilerleme sağlanmıştır. Metodoloji, hızla, öğrenci etkileşimine, otantik malzemeler ile lisan kullanımına, ve doğruluk yerine ifade akıcılığının önemine kaymaktadır. Ayrıca, öğreniciler, lisan öğretim tarihinde ilk defa olarak bireysel öğreniciler olarak dikkate alınmışlardır. Lisan öğreniminde kelime hazinesinin önemi terkedilmiş; bunun yanısıra Dilbilgisi-Tercüme metodu yeni iletişim dalgasında geçerli bir çalışma alanı olarak yeniden ortaya çıkmaya başlıyordu.

Şimdi, daha önceleri sınıflarda yer alan herşeyi son yıllarda gördüğümüz eğitimsel öğrenim araçlarındaki farkedilir gelişimle birleştirmeye yönelik gıpta edilen bir duruma geldik. Daha eski öğretim ortamlarında olası olmayan seçenekleri öğrencilerimize sunabilir, herşeyi her yerden kullanabiliriz. Hafızayı geliştiren alıştırmaların değerini görebilir; sanal sınıflar yoluyla öğrencilerimizi sadece çalışma kitaplarına gömmeyip gerçek dünyalara yollayabiliriz. İngilizce öğrenmenin sadece bir amaç olmadığını, fen ve tarih gibi başka konularda veya müzik ve spor gibi başka ilgi alanlarında araç olabileceğinin önemini kavramalarına yardımcı oluruz – CLIL yaklasımı. Öğrenim ve öğretim sürecini, öğrencilerin farklı öğrenim şekillerini, lisan öğrenimini daha az tehlikeli kılmanın yollarını, öğrenim psikolojisini çalışarak öğrendik.

IISde yabancı lisan öğretim ve öğrenimi, geçtiğimiz yüzyıl tarihi ve yeni gelişmeler tarafından doğrudan etkilendiği gibi, yabancı dil devlet politikası, uluslararası iş piyasası ve gelecek işgücü ile ilgili beklentilerle de şekillenir. Bütün bunları aklımızda tutarken, programımız, hızla değişen dünyayı ve bunun bizden beklentilerini gözeterek, bakımımızdaki çocuklar için en iyi sonuçları elde edecek en ispatlanmış dil öğrenme metotlarını kullanmayı amaçlar. Bundan dolayı, lisan yeterliği için, kısa süreli, sahte sözler veya gerçekdışı hedefler vermez ve gütmeyiz.

Aşağıda lisan öğrenimine olan olgun yaklaşımımız ortaya çıkmaktadır. 1-3 Sınıflarda Temel Kişilerarası Beceriler vurgulanmaktadır. konuşma lisanına işitsel ve sözel cevap olarak önem verilirken okuma ve yazma doğrultusuna kademeli olarak geçiş olur. Aynı şekilde ana lisan programında, artan vurgu iletişimsel yeterlik üzerinde gelişir.
Çocuklar dördüncü sınıfa ulaştıklarında Türkçe olarak İngilizce Lisanı uzmanımızın sunduğu bir dizi derslerle onların öğrenimini desteklemeye başlarız. O ana dek çoklukla açıklanmamış bırakılan İngilizce yapısı çocuklar tarafından yorumlanmaya başlanır. Bu şekilde, çocuklar, ana lisan programlarındakine koşut bir program ile çalışırlarken, konuşmayı kismi olarak niteleyebilir, dilbilgisi yapı ve görevlerini belirleyebilir, sözcük hazinesi türlerini ayırdedebilirler.

İngilizce ve İspanyolca için lisan öğrenme standartlarımız en alt düzeyde çok gösterişsiz görülebilir ancak gerçekte öğrencilerimiz bu standartların dışına çıkarlar.

Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Sınıflandırılması (İngilizce: The Common European Framework) diller için belirlenmiş değerlendirme ve referans sistemidir.
Üç adet seviyeden oluşur:

  • Temel kullanıcı (A1 ve A2 düzeyleri)
  • Bağımsız kullanıcı (B1 ve B2 düzeyleri)
  • Usta kullanıcı (C1 ve C2 düzeyleri)

ANLAMA

Dinleme

  • A 1: Benimle, ailemle ve yakın çevremle ilgili tanıdık sözcükleri ve çok temel kalıpları, yavaş ve net konuşulduğunda anlayabilirim.
  • A 2: Beni doğrudan ilgilendiren konularla ilişkili kalıpları ve çok sık kullanılan sözcükleri anlayabilirim. (Örneğin; En temel kişisel ve ailevi bilgiler, alışveriş, yerel çevre, meslek). Kısa, net, basit ileti ve duyurulardaki temel düşünceyi kavrayabilirim.
  • B 1: İş, okul, boş zaman vb. ortamlarda sürekli karşılaşılan bildik konulardaki net, standart konuşmanın ana hatlarını anlayabilirim. Güncel olaylar ya da kişisel ilgi alanıma giren konularla ilgili radyo ve televizyon programlarının çoğunun ana hatlarını yavaş ve net olduğunda anlayabilirim.
  • B 2: Güncel bir konu olması koşuluyla uzun konuşma ve sunumları anlayabilir, karmaşık tümcelerle yapılan tartışmaları takip edebilirim. Televizyon haberlerini ve güncel olaylara ilişkin programların çoğunu anlayabilirim. Standart dilin kullanıldığı filmlerin çoğunu anlayabilirim.
  • C 1: Açıkça yapılandırılmamış ve ilişkiler açıkça belirtilmemiş sadece ima edilmiş olsa bile uzun konuşmaları anlayabilirim. Televizyon programlarını ve filmleri fazla zorluk çekmeden anlayabilirim.
  • C 2: İster canlı ister yayın ortamında olsun, hiçbir konuşma türünü anlamakta zorluk çekmem. Sadece normal anadili konuşma hızında ise, aksana alışabilmem için biraz zamana ihtiyacım olabilir.

Okuma

  • A 1: Katalog, duyuru ya da afiş gibi yazılı metinlerdeki bildik adları, sözcükleri ve çok basit tümceleri anlayabilirim.
  • A 2: Kısa ve basit metinleri okuyabilirim. İlanlar, kullanım kılavuzları, mönüler ve zaman çizelgeleri gibi basit günlük metinlerdeki genel bilgileri kavrayabilir ve kısa kişisel mektupları anlayabilirim.
  • B 1: Meslekle ilgili ya da günlük dilde en sık kullanılan sözcükleri içeren metinleri anlayabilirim. Kişisel mektuplarda belirtilen olay, duygu ve dilekleri anlayabilirim.
  • B 2: Yazarların belirli tutum ya da görüşü benimsedikleri, güncel sorunlarla ilgili makaleleri ve raporları okuyabilirim. Çağdaş edebi düzyazıyı anlayabilirim.
  • C 1: Üslup farklılıklarını da ayırt ederek uzun ve karmaşık, somut ya da edebi metinleri okuyabilir, ilgi alanımla alakalı olmasalar bile herhangi bir uzmanlık alanına giren makale ve uzun teknik bilgileri anlayabilirim.
  • C 2: Kullanım kılavuzları, uzmanlık alanına yönelik makaleler ve yazınsal yapıtlar gibi soyut, yapısal ve dilbilgisel açıdan karmaşık hemen hemen tüm metin türlerini kolaylıkla okuyabilir ve anlayabilirim.

Konuşma

Karşılıklı konuşma

  • A 1: Karşımdaki kişinin söylediklerini daha yavaş bir konuşma hızında yinelemesi ve söylemek istediklerimi oluşturmada bana yardımcı olması koşuluyla, basit yoldan iletişim kurabilirim. O anki gereksinime ya da çok bildik konulara ilişkin alanlarda basit sorular sorabilir ve cevap verebilirim.
  • A 2: Bildik konular ve faaliyetler hakkında doğrudan bilgi alışverişini gerektiren basit ve alışılmış işlerde iletişim kurabilirim. Genellikle konuşmayı sürdürebilecek kadar anlamasam da kısa sohbetlere katılabilirim.
  • B 1: Dilin konuşulduğu ülkede seyahat ederken ortaya çıkabilecek bir çok durumla başa çıkabilirim. Bildik, ilgi alanıma giren ya da günlük yaşamla ilgili (Örneğin; aile, hobi, iş, yolculuk ve güncel olaylar gibi) konularda hazırlık yapmadan konuşmalara katılabilirim.
  • B 2: Öğrendiğim dili anadili olarak konuşan kişilerle anlaşmayı mümkün kılacak bir akıcılık ve doğallıkla iletişim kurabilirim. Bildik konularlardaki tartışmalarda, kendi görüşlerimi açıklayıp destekleyerek etkin bir rol oynayabilirim.
  • C 1: Kullanacağım sözcükleri çok fazla aramaksızın, kendimi akıcı ve doğal bir biçimde ifade edebilirim. Dili, toplumsal ve mesleki amaçlar için esnek ve etkili bir şekilde kullanabilirim. Düşünce ve fikirlerimi açık bir ifadeyle dile getirebilir ve karşımdakilerin konuşmalarıyla ilişkilendirebilirim.
  • C 2: Hiç zorlanmadan her türlü konuşma ya da tartışmaya katılabilir; deyimler ve konuşma diline ait ifadeleri anlayabilirim. Kendimi akıcı bir şekilde ifade edebilir, anlamdaki ince ayrıntıları kesin ve doğru bir biçimde vurgulayabilirim. Bir sorunla karşılaşırsam, geriye dönüp, karşımdaki insanların fark etmelerine fırsat vermeyecek bir ustalıkla ifadelerimi yeniden yapılandırabilirim.

Sözlü Anlatım

  • A 1: Yaşadığım yeri ve tanıdığım insanları betimlemek için basit kalıpları ve tümceleri kullanabilirim.
  • A 2: Basit bir dille ailemi ve diğer insanları, yaşam koşullarımı, eğitim geçmişimi ve son işimi betimlemek için bir dizi kalıp ve tümceyi kullanabilirim.
  • B 1: Deneyimlerimi, hayallerimi, umutlarımı, isteklerimi ve olayları betimlemek için çeşitli kalıpları yalın bir yoldan birbirinebağlayabilirim. Düşünce ve planlara ilişkin açıklamaları ve nedenleri kısaca sıralayabilirim. Bir öyküyü anlatabilirim, bir kitap ya da filmin konusunu aktarabilirim ve izlenimlerimi belirtebilirim.
  • B 2: İlgi alanıma giren çeşitli konularda açık ve ayrıntılı bilgi verebilirim. Çeşitli seçeneklerin olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koyarak bir konu hakkında görüş bildirebilirim.
  • C 1: Karmaşık konuları, alt temalarla bütünleştirerek, açık ve ayrıntılı bir biçimde betimleyebilir, belirli bakış açıları geliştirip uygun bir sonuçla konuşmamı tamamlayabilirim.
  • C 2: Her konuda bağlama uygun bir üslupla ve dinleyenin önemli noktaları ayırt edip anımsamasına yardımcı olacak şekilde konuşmamı etkili ve mantıksal bir şekilde yapılandırabilir, açık, akıcı bir betimleme ya da karşıt görüş sunabilirim.

Yazılı Anlatım

  • A 1: Kısa ve basit tümcelerle kartpostal yazabilirim. Örneğin; Tatil kartpostalıyla selam göndermek gibi. Kişisel bilgi içeren formları doldurabilirim Örneğin: Otel kayıt formuna isim, uyruk ve adres yazmak gibi.
  • A 2: Kısa, basit notlar ve iletiler yazabilirim. Teşekkür mektubu gibi çok kısa kişisel mektupları yazabilirim.
  • B 1: Bildik ya da ilgi alanıma giren konularla bağlantılı bir metin yazabilirim. Deneyim ve izlenimlerimi betimleyen kişisel mektuplar yazabilirim.
  • B 2: İlgi alanıma giren çok çeşitli konularda anlaşılır, ayrıntılı metinler yazabilirim. Belirli bir bakış açısına destek vererek ya da karşı çıkarak bilgi sunan ve nedenler ileri süren bir kopozisyon ya da rapor yazabilirim. Olayların ve deneyimlerin benim için taşıdıkları önemi ön plana çıkaran mektuplar yazabilirim.
  • C 1: Görüşlerimi ayrıntılı bir biçimde, açık ve iyi yapılandırılmış metinlerle ifade edebilirim. Bir mektup, kompozisyon ya da rapor yazabilirim. Önemli olduğunu düşündüğüm konuları ön plana çıkararak karmaşık konularda yazabilirim. Hedef belirlediğim okuyucu kitlesine uygun bir üslup seçebilirim.
  • C 2:Uygun bir üslup açık, akıcı metinler yazabilirim. Okuyucunun önemli noktaları ayırt edip anımsamasına yardımcı olacak etkili, mantıksal bir yapılandırmayla bir durum ortaya koyan karmaşık mektuplar, raporlar ya da makaleler yazabilirim. Meslekî ya da edebî yapıt özetleri ve eleştirileri yazabilirim.

 

ISA

ISA

Kurumumuz ISA (The International School Association) üyesidir

ATATÜRK KÖŞESİ

Atatürk

Atatürk köşesini görmek için tıklayınız.

İLETİŞİM

Iletisim Bilgileri

Çamlıca Kampüsü 0 216 335 00 55
Ataşehir Kampüsü 0 216 456 78 86-89